T.C. BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA  

(Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na)  

İsmi geçen şahısar aynı zamanda Bakırköy CBS 2024/72639 Nolu dosyamda şüpheli konumundaki şahıslardır.  

İHBAR NO: 2026/468  

KONU: Belediye Başkanına yönelik suikast hazırlığı, organize suç örgütü faaliyetleri ve şahsıma yönelik darp/yağma eylemleri hakkında KAPSAMLI BİLGİLENDİRME VE EK BEYANIMDIR. 

İHBAR EDEN: Yusuf ÖZYILDIRIM 

ŞÜPHELİLER: 

  1. Cem Genç  - örgüt üyesi (Can Genç ve Can Saral olarak tanınmaktadır)  
  2. Veysel Saral - örgüt üyesi
  3. Özgür Soytürk - örgüt üyesi 
  4. Baver Aslan - örgüt üyesi
  5. - Örgüt üyesi Kimliği Tespit Edilecek Şahıs  (Trabzon’dan Getirildiği Belirtilen Tetikçi) Fiziken tanımaktayım 

SUÇLAR: 

  1. Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme (TCK m. 220) 
  2. Tasarlayarak Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Bu Suça Hazırlık (TCK m. 82) 
  3. Kasten Yaralama (TCK m. 86) 
  4. Kamu Görevlisine Karşı Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Darp (TCK m. 265) 
  5. Tehdit ve Hakaret (TCK m. 106, 125) 
 
SUÇ TARİHİ: 06.09.2025 – 29.09.2025 (Devam Eden Süreç) 

KONU: Kamu Görevlisine Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır) Yönelik Suikast Hazırlığı, İnfaz Timi Teşkil Edilmesi, Kamu Görevlisine Karşı Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Darp, Tehdit, Hakaret ve Kamu Düzenine Karşı Silahlı Tehdit Eylemleri Hakkında ACİL BİLGİ ARZI ve ŞİKAYETİMDİR. 

AÇIKLAMALAR: 

Sayın Başsavcılığınıza, 2024/72639 numaralı dosyanızda şüpheli olarak geçen şahıslar hakkında, şahsımın maruz kaldığı mağduriyetlerin dışında, Bahçeevler belediye başkanı Dr Hakan Bahadır’a  yönelik gerçekleştirilmesi planlanan ağır bir suç hazırlığına bizzat şahitlik etmem sebebiyle acil bilgi arzı ve şikayetimi sunmaktayım. 

1. Suikast Planı ve "Tetikçi" İtirafı (06.09.2025) 

04 Eylül 2025’te tanıştığım şahıslarla  06 Eylül tarihinde, Ümraniye’de şüpheli Veysel Saral’ın işlettiği restoranda bulunduğum esnada,  

Veysel Saral'ın Can Genç (Saral'a) neler yaptığını sorması üzerine Cem Genç’in Şirinevler Meriç Sokakta bulunan “Yeraltı” isimli mekanını belediyenin kapattığını, yine aynı sokakta bulunan “Hürrem Sultan cafe” isimli yeni bir mekân açtıklarını, ancak ;  

Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’ın ticari faaliyetlerine engel olduğunu belirterek kendisine yönelik bir “infaz/eylem” gerçekleştirileceğini açıkça ifade etmiştir.  

Veysel Saral'ın bu söyleme karşılık, "(Burhanettin ve Alaattin Saral'ı kast ederek) üst makamlardan  onay alınması gerektiğini" üsttekilerin onayı olmadan böyle bir işe girilmemesi gerektiğini, aksi halde daha büyük sorunlar çıkacağını söylemiştir.  Can Saral da gerekli izinlerin alındığını ve Trabzon’dan bu iş için özel olarak bir kişinin (tetikçi) getirildiğini ifade etmiştir.  Bu konuşma, bir anlık değil; aynı zamanda Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a yönelik ciddi bir eylem planına ilişkin ilk duyumu aldığım tarih olmuştur. (Cem Genç’in gerekli izinlerin alındığını beyan etmesi örgütün üst kadrosu olan "(Burhanettin ve Alaattin Saral'ın) bilgisi dahilinde yapılacak bir eylem olduğunu düşünmekteyim. 

"Adli Makamlara ve Emniyet Birimlerine Önemli Not: 

Bu ihbarım, sadece şahsi bir mağduriyetin veya taraflar arası bir hakaret olayının bildirimi değildir. 5237 Sayılı TCK m. 278 (Suçu Bildirmeme) ve m. 279 (Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi) hükümleri uyarınca, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak üzerime düşen yasal ve vicdani yükümlülüğün ifasıdır.  

06.09.2025 tarihinde bizzat tanıklık ettiğim 'tetikçi temini' ve 'infaz planı' konuşmaları , seçilmiş bir belediye başkanının şahsında doğrudan Devletin otoritesine ve kamu düzenine yönelik bir suikast hazırlığıdır. Bu suçun şikayete tabi olmayan, re'sen soruşturulması gereken 'Anayasal düzene karşı işlenen suçlar' ve 'Örgüt faaliyeti kapsamında adam öldürmeye teşebbüs' niteliğinde olduğu açıktır.  

Savcılık makamının bu iddiaları 'taraflar arası husumet' veya 'basit hakaret' olarak nitelendirip dosyayı daraltması, suç örgütünün 'dokunulmazlık' algısını güçlendirmekte ve şahsımın can güvenliğini daha büyük bir riske atmaktadır. Ben, bu bilgileri paylaştığım için şu an hedefteyim; suikast planının deşifre olması örgütün eylemini ertelemesine neden olmuş, ancak niyetlerini ortadan kaldırmamıştır. Bu nedenle, iddialarımın bütüncül bir şekilde ele alınarak, örgüt şemasının ve eylem hazırlığının 'Organize Suçlar' kapsamında derinlemesine soruşturulmasını arz ederim. 

2. Belediye Denetimi ve Şüphelilerin Husumeti (28.09.2025) 

28 Eylül 2025 tarihinde, şahsımın da ‘’Kafe de’’ olduğu bir esnada, şüphelilerin kontrolündeki "Hürrem Sultan Cafe" isimli mekâna, Bahçelievler Belediye başkanı koordinesinde kapsamlı bir denetim yapıldığına şahit oldum.  

Bu denetimde  ruhsatsız faaliyet, alkol satışı ve kaçak işçi çalıştırma gibi usulsüzlükleri tespit edilmiş, mekanın kapanması söz konusu olmuş ve Denetim esnasında Belediye Başkanı ile işletmeci arasında çok sert ve hararetli bir tartışma yaşanmıştır. Şahsım bu tartışmanın canlı tanığı durumundadır. 

3. Denetim Sonrası Yaşanan Arbede ve Kamu Görevlilerine Mukavemet (28.09.2025): 

28 Eylül 2025 tarihli denetimin sonlarına doğru ben Hürrem Sultan Cafe'den ayrıldıktan kısa bir süre sonra, zabıta ekipleri ile mekân çalışanları arasındaki tansiyonun daha da yükseldiği bilgisine ulaştım. 

Nitekim; mekânın kapatılmasına karar verilmesi ve zabıta memurlarının bu kararı tebliğ ederek uygulamaya geçmek istemesi üzerine taraflar arasında fiziki arbede yaşanmıştır. (C-10/06 belge zabıtaları dövdük) arbedeyi doğrulamaktadır.  Mekân çalışanları, görevini yapan kamu görevlilerine direnerek çalışmaları zorlaştırmıştır. Zabıta memurlarının "Belediye Başkanının talimatını uyguladıklarını" beyan etmeleri üzerine, şüpheli Can Saral’ın; Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’ı ve ailesini hedef alarak, “Senin başkanın anasını avradını... [Galiz küfürler]” şeklinde, devletin makamına ve ailesine yönelik ağır hakaretler savurduğu sabittir. 

4. Şüphelilerin Nüfuz Kullanma İddiaları ve Uzlaşı Çabaları 

Şüpheliler, şahsımın da bulunduğu çeşitli ortamlarda; C.B başdanışmanı Oktay Saral ve bazı üst düzey bürokratlar ile yakın ilişki içerisinde olduklarını, bu isimlerin nüfuzunu her alanda kullanabildiklerini ileri sürmüşlerdir. Şahıslar, adı geçen isimlerin araya girmesiyle Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır ile aralarındaki gerginliğin "gönül alma" yoluyla yatıştırıldığını beyan ederek, kamuoyu ve şahsım nezdinde kendilerine dokunulamaz oldukları imajını vermeye çalışmışlardır. 

Ancak önemle kanaatimi belirtmek isterim ki; Belediye başkanına suikast olayı kanaatimce gerek C.B başdanışmanı Oktay Saral, ve Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, şüphelilerin planladığı "infaz/suikast" girişiminden habersiz olduklarını düşünmekteyim.   

5. Dijital Deliller ve Tehditlerin Somutlaşması (29.09.2025) 

Belediye denetiminden hemen bir gün sonra, 29 Eylül 2025 tarihinde şüpheli Özgür ile yapılan WhatsApp yazışmalarımda (C-10/06)  kodlu belgeye atıfla); denetim yapan kamu görevlilerine yönelik "Zabıtaları dövdük" şeklinde darp itirafında bulunulmuş, Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a yönelik (C-10/07 kodlu belgeye atıfla) "Zamanı yakındır" ifadesiyle suikast/eylem tehdidi yinelenmiştir. Bu yazışmalar, şüphelilerin pervasızlığını ve silahlı eylem kapasitesini kanıtlayan en somut dijital delillerdir.  

6. Suikast Planına Dair Tanık Beyanı ve Şahsımın Hedef Alınma Gerekçesi 

06.09.2025 tarihinde şüpheliler Veysel Saral ve Can Genç (Saral’ın), Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a yönelik (Trabzon’dan tetikçi getirilmesi dahil) planladıkları suikast hazırlığına bizzat şahitlik etmem ve ardından bu hayati bilgilere vakıf olduğumun şüphelilerce anlaşılması üzerine  şahsımın susturulması gereken bir "tehlike" haline getirmiştir. 

07.10.2025’te Maruz kaldığım darp, tehdit ve haraç taleplerinin temelinde, bu suikast planının deşifre edilmesini engelleme ve şahsımı yıldırma amacı yatmaktadır.  

Nitekim ; 07.10.2025’te Öldüresiye darp edildiğim olay sırasında Veysel Saral tarafından şahsıma yönelik şu açık tehditler savrulmuştur: 

  • "Belediye Başkanı Hakan Bahadır olayının bir yerde duyulması durumunda ölürsün!" 
  • "Sülaleni de yakarsın!" Bu ifadeler, şüphelilerin 06 Eylül’deki suikast planlarının ifşa olmasından duydukları büyük paniği ve bu planın somutluğunu kanıtlamaktadır. Kaldı ki Şahsım ve ailem, son 3 yılda Sarallar suç örgütlün tetikçileri olduğu bilinen ‘’Faruk Duman ve Emrah Duman’’ tarafından 4 kez öldürme tehdidinde bulunmuşlardır şahıslarla ilgili yargıya intikal eden iki adet dosyam mevcuttur. 
  • (Bakırköy CBS 2024/69803)  
  • (Bakırköy CBS 2024/72639) 
 
8. Kamu Görevlisine ve Kamu Düzenine Saldırı:  

Ekte sunduğum WhatsApp kayıtlarında (C-10/06-07) yer alan "Zabıtaları dövdük" ve Belediye Başkanı için kullanılan "Zamanı yakındır" ifadeleri, şüphelilerin sadece şahsıma değil, devletin birimlerine ve seçilmiş bir belediye başkanına karşı topyekûn bir meydan okuma içerisinde olduğunu göstermektedir. 

DELİLLER 

  1. C-10/06 ve C-10/07 Kodlu Belgeler: Tehdit ve darp itiraflarını içeren dijital veriler. 
  2. WhatsApp Yazışmaları: Şüpheli Özgür ile yapılan ve suç unsuru içeren diyalog kayıtları. 
  3. Tanık Beyanları: 06.09.2025 tarihli suikast planı konuşmasına dair müşteki beyanı. 
  4. Belediye Denetim Tutanakları: 28.09.2025 tarihli Bahçelievler Belediyesi denetim raporları. 
 
Bu nedenle; 06.Eylül 2025 tarihinde Ümraniye’de tanık olduğum konuşmalar, 28 Eylül 2025 tarihli belediye denetiminde gözlemlediğim gerginlik ve 29 Eylül 2025 tarihli (C-10/06 & 07) kodlu dijital deliller birlikte değerlendirildiğinde, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a yönelik ciddi bir husumet, tehdit ve olası eylem hazırlığı bulunduğu yönündeki tanıklığımı ve bilgimi sayın Başsavcılığınıza sunuyorum. 

Müşteki / İhbar Eden Yusuf ÖZYILDIRIM 

Bu dosyadaki konumumu açıklamam zaruri olmuştur 

DOSYA NO: 2024/72639 (İrtibatlıdır) 

KONU: Şahsımın şüpheliler ve olaylarla olan illiyet bağı, tanıklık konumum ve maruz kaldığım sistematik kumpas hakkında bilgilendirme beyanıdır. 

Soruşturma dosyasında yer alan Bahçelievler Belediye Başkanı’na yönelik suikast planı ve şahsıma yönelik darp/yağma eylemlerinin temelinde yatan süreci, adaletin tecellisine yardımcı olmak amacıyla özetleme zarureti doğmuştur: 

1. Mesleki Geçmiş ve İfşaatlar: Bir yandan ticaretle uğraşmış diğer yandan 30 yıl boyunca sanat yapan biriyim. 2019 yılında Fetö iltisaklı bir takım şahıslarca tüm mal varlığıma çökülmüş ve 8 yıldır devam eden hak arayışım Mafya gruplarının silahlı eylemlerine maruz kalmış biriyim. Terör iltisaklı ve mafya vari insanların hem ticari hem sanatçı itibarımın zedelenmesiyle son 4 yıldır şahsıma müsallat olan illegal şahısları ve vurgunlarını haber yapmaktayım  

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran Dilan Polat ve Engin Polat ile Özlem ve Tayyar Öz çifti gibi fenomenleri gündeme getiren kişiyim. 

Bu fenomenlerin arkasındaki finansal güçleri olan patronları olan Aydın İpekişleyen Nurullah Çiftçi ve Av. Emin Canacankatan gibi FETÖ ve MOSSAD iltisaklı kişilerin tüm illegal ve devasa vurgunlarını ifşa ve ihbar etmekteyim. 

Fenomenlerden sonra  

Yine fetö iltisaklı bu şahısların sahibi olduğu ‘’Bu Para’’ adlı dijital para transfer şirketinin kara para ve illegal ticaretlerini ortaya çıkararak BDDK tarafından Bu Para adlı şirketin lisansının iptal edilmesini sağlayan biriyim. 

Ve Fetö iltisaklı şahıslar Sarallar’ı bana neden müsallat etti ? 

Yine Fetö iltisaklı Aydın İpekişleyen’in sahibi olduğu yüzlerce şirketlerinden biri olan TTM Telekom adlı Holdingin Turkcell, vodofon ve Türk Telekom üzerinden yapılan devasa bir vurgunu (tahmini 8 Milyar dolar) değerindeki bir vurguna ait belgeleri ele geçirmiş olmamdan dolayı her an ifşa olmakla karşı karşıya kalan bu şahısların koruyucusu konumunda olan Yavuz Yavuztürk adlı mafya liderinin adamları ile  Sarallar süç örgütünün ölüm listesinde bulunmaktayım.  

2. FETÖ İltisaklı Şahıslar ve "Çökme" Eylemleri: FETÖ’nün medya ve yargı yapılanmasında yer aldıkları iddia edilen Aydın İpekişleyen, Nurullah Çiftçi ve onları koruyan Fetö’nün yargı yapılanmasındaki imamı olduğu iddia edilen Av. Emin Canacankatan tarafından 2019 yılından bu yana sistematik bir saldırı altındayım. 

  • Şahsıma ait daire "himmet" adı altında bedelsiz olarak elimden alınmış, 
  • Akrabalarıma ait 6 katlı binaya "çökülmüş", (istinafta)  Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/912 E. 
  •                                                                                                                             Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/896 E. 
  • Sahibi olduğum Uydu Kanalım tehditlerle gasp edilmeye çalışılmıştır. Bu şahısların FETÖ adına hareket ettiklerine dair 43 dakikalık gizli ses kaydı şahsımca delillendirilmiş ve bu delil Sarallar suç örgütü şahsımı 7 kişi ile darp ederek ve hayati tehditler savurarak elimden almıştır. 
 
3. Sarallar Suç Örgütü İle Temas ve 150 Milyon TL'lik Uzlaşma Tuzağı: Şüpheliler, elimdeki bu kritik ses kaydını imha etmek ve açtığım davaları geri çektirmek amacıyla 04.09.2025 tarihinde benimle irtibata geçmişlerdir. Şüpheli Aydın İpekişleyen’in ortağı olduğunu iddia ederek şahsımla irtibat kuran bu şahıslar uğradığım 150 Milyon TL'lik zararın tazmin edileceği vaadiyle beni bir toplantıya davet etmiştir. 07.10.2025’te Yenibosna’da Selim Sultan Saral’ın ofisinde buluşarak şahsıma verilen söz olan, Tüm zararlarını sana geri verdireceğiz o CD’yi bize ver demişlerdir. 

07 Ekim 2025 Tarihli Pusu ve Suikast Tanıklığı: Toplantı günü geldiğinde, vaat edilen ödeme yerine planlı bir saldırıya maruz kaldım. 7 kişi tarafından öldüresiye darp edilerek elimdeki ses kaydı gasp edilmiştir. Bu saldırı esnasında; 

  • Hem 150 Milyon TL'lik alacağımdan vazgeçmem için hayati tehditler aldım, 
  • Hem de 06 Eylül 2025 tarihinde bizzat kulak misafiri olduğum Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’a yönelik suikast planını ifşa etmemem için "Sülaleni yakarsın" denilerek tehdit edildim. 
  •  
4. Yargıdaki Manipülasyon ve Suikast Girişimlei: Şüpheliler, Fetö’nün yargı imamı olduğu iddia edilen Av. Emin Canacankatan aracılığıyla hakkımda 115'e yakın asılsız dava açarak beni sindirmeye çalışmaktadır. Fakat açılan 115 davanın 104 tanesi şahsım tarafından kazanılmıştır. şahısların şüpheli oldukları Bakırköy CBS 2024/72639 sayılı dosyamda ki işlemler bu yapı tarafından yavaşlatılmaktadır. Şahsımı ortadan kaldırmak için önce Yavuz Yavuztürk adlı mafya lideri, ardından Sarallar suç örgütü devreye sokulmuştur. Belirttiğim dosyada bu şahısların hepsi şüpheli konumundadır. 

SONUÇ: 

Benim bu olaydaki konumum; bir gazeteci olarak ulaştığım bilgilerin ve uğradığım maddi gaspın bedelini ödetmek isteyen, içinde FETÖ ve MOSSAD organize suç örgütlerinin bulunduğu bir yapının doğrudan mağduru ve tanığı olmamdır. Can güvenliğim ciddi risk altındadır. 

Gereğinin yapılmasını arz ederim.