2018 yılında gelen bir telefona cevap vermemle başlayan ve “Borcunu ne zaman ödeyeceksin?” diye devam eden bir olayın içinden bazı derlemeler yapacağım.
Hiç tanımadığım ve ticaret yapmadığım insanlar, benim kendilerine borcum olduğunu iddia ederek, “O hâlde bize bir daire ver.” demişlerdir.
Daha sonra ise dairemin zorla elimden alınmasıyla bir adalet aramaya başladım, ama nafile…
Daha sonraki zamanlarda bu kişilerin FETÖ’de üst düzey yönetici olduklarını bizzat kendilerinden öğrendim.
Nurullah Çiftçi ve Aydın İpekişleyen adlı bu şahıslara karşı 8 yıldır adalet arıyorum.
Çok sayıda videoyla hayatımı zehir eden bu insanları, bana yaptıkları birçok silahlı eylemi hem yargıya hem de sosyal mecralarda gündeme taşımaya çalışıyorum.
Gelinen süreçte, FETÖ için şahsımdan dairemi himmet olarak aldıklarını söyleyen bu şahısların bu söylemlerini gizli ses kaydına almam nedeniyle, bu kez devletimin eline bu kaydın geçmemesi için 4 suikast girişiminde bulunuldu. Baybaşinler ve Sarallar suç örgütü şahsıma müsallat edildi.
Beni sindirmek için aynı binada oturduğum akrabalarımın 6 katlı binasını ele geçirdiler.
Şimdi sadece mağdur olan ben değilim. Aradığım adalet mekanizmasını hiçbir yerde bulamayınca kendi olayımın dedektifi oldum ve son 3 yıldır örgüte missileme yaparak FETÖ terör örgütünü mali olarak yaklaşık 1.5 milyar $’lık devasa zarara uğrattım.
Birçok silahlı eylemini ortaya çıkardım ve son zamanlarda ise Türkiye tarihinin en büyük vurgunu sayılabilecek 8 milyar dolarlık bir olayı savcılığa taşıdım. Sosyal mecralarda, devletine sahip çıkacak vatandaşlara ulaşmaya ve kamuyu 8 milyar dolar zarara uğratan bu şebekenin adalet önüne çıkarılmasını sağlamaya çalışıyorum.
Başlığımdan anlaşılacağı üzere, aşağıda sıralayacağım kişiler ve mafya gruplarının dahi bu örgüte karşı hayatlarının tehlikede olduğunu belirtmem gerekir.
Tek mağdur ben olmayacağım gibi; kaçanlar ise kurtulduğunu sanıyor bence.
Kimi, (FETÖ’cü imam Nurullah Çiftçi) “İltica ettim.” diyerek sesli mesaj atıp gitti.
Kimi, (FETÖ’cü imam Aydın İpekişleyen) 3 kimlikle dolaşmaya başladı.
Kimi, (mafya lideri Yavuz Baybaşın) cezaevinden bana haber göndererek, şahsıma yapılan suikast girişiminin azmettiricisinin Aydın İpekişleyen olduğunu, emri verenin ise kendisi olmadığını; yeğeni Serkan Çetin ve oğlu Barış Baybaşın’in yönlendirmesiyle tetikçi olarak Ramazan Bayazıt’ı yönlendirdiklerini itiraf etmiştir.
Kimi, (mafya lideri Serkan Çetin) önce devlete sığınarak can güvenliğinin olmadığını öne sürerek Alaçatı’daki otelini sattı, Florya’daki otoparkını devretmez zorunda kaldı ve bundan böyle İngiltere’de yaşayacağını söylemiştir.
Ayrıca;
Şahsıma yapılan 3. suikast girişiminde, karşı komşum olan tetikçileri Faruk Duman’ı kendisinin azmettirmediğini, Faruk Duman’ın bu görevi kendisinin istediğini ve çok kolay halledeceğini söylemesi üzerine biraz para verdiğini iddia ederek, azmettirici rolünü dolaylı olarak kabul edip İngiltere ye gitti.
Kimi tetikçi (Ramazan Bayazıt) şahsıma 27.01.2023 tarihli 1. suikast girişiminden sonra İstanbul’u terk edip Sakarya’ya yerleşmek zorunda kaldı.
Kimi tetikçi (sarallar, baybaşinler ve mossad'ın tetikçisi) (Faruk Duman), işletmeciliğini yaptığı suç merkezi olarak kullandığı 2 otoparkı elden çıkararak, gayrimeşru âlemden uzaklaştığını iddia etmiştir., Madde temin etme ve satışını, illegal bahis sitelerini, çenç araç alım satımını bırakarak kamufle olmayı seçti.
Kimi de, şahsıma 3. suikast girişiminde tetikçi Faruk Duman’a yardım ve yataklık yapan, öz amcamın oğlu (Mustafa Özyıldırım) gibi, 30 yıldır ailesiyle işletmeciliğini yaptığı market ile ilişiğini kesmek zorunda kalıp kamufle olmayı seçti. Bahis sitelerini ve çenç araç alım satımını yeğeni Enes Özyıldırım üzerinden suçunu yeğenine yüklemiş ve ailede yaşanan huzursuzluktan dolayı kamufle olma yöntemine geçmiştir.
Kimi de (Sarallar suç örgütü), bana bulaştıktan sonra Şirinevler’deki Yer6 ve Hürrem Sultan adlı kafelerini kapatıp önce sırra kadem bastılar sonra ceza evine tatil yapmaya gittiler.
Kısaca, bu dosyada adı geçen her vatan haininin, her suç makinesinin yerleşim yeri değişti, korku sendromları yaşamaya başladı.
Çünkü olayın, uluslararası vurgun şebekeleri tarafından kurulan illegal bir yapı olduğunu ve kendilerinin o denizde ne denli küçük balıklar olduğunu fark ettiler.
Ve üst sekment mafyatik kişilerin bile, her birinin hayati tehlikesinin had safhada olduğunu gören bu suç makineleri,
Bir yandan FETÖ’cü 3 imam ve arkalarında FETÖ yargı borsasının hâkim ve savcıları.
Bir yandan FETÖ’cü 3 imam ve arkalarında FETÖ yargı borsasının hâkim ve savcıları.
Bir yandan MOSSAD ajanlarından oluşan fakat görünmezlik zırhıyla ulaşılamayan kişiler.
Bir yandan SARALLAR suç örgütü
Bir yandan BAYBAŞINLAR suç örgütü…
Bir yandan ise FETÖ ve MOSSAD ile iş tuttu.
Hepsinin ortak noktası ise;
Bakırköy CBS 2024/72639 numaralı soruşturma dosyasında şüpheli olarak birleşmeleri.
Kısaca bu dosya henüz görülmeye başlanmasada,
Bu olayın devamı olan ve İstanbul CBS 2026/94270 numaralı suç duyurumla gündeme getirmeye çalıştığım dosyada 8 milyar dolarlık bir vurgun ve o vurgunun ucunda da 3 eski bakan'ın yer alıyor olmasıdır.
Sonuç mu; Tüm adını saydığım şahıslar FETÖ, Terör örgütüne tetikçilik yapmaktan, Kamunun 8 milyar $ malına çöken bu kişilere yardım ve yatakçılık ülkemin bakaasına tehdit oluşturan kişilerle iştirak etmeleridir..
Dedektif By Yusufi